Bu Blogda Ara

7 Aralık 2017 Perşembe

Nurcan Eren Röportajı

"TUHAF BİR ACISI VARDIR BU COĞRAFYADAKİ SESLERİN"


Yazdan kalma bir Ekim gününde, Kanlıca sahilinin şehrin gürültüsünden fersah fersah uzak sükunetinde, kuş sesleri ve deniz kokusu eşlik ediyor sohbetimize. Ara ara yanımızdan geçenler duruyor, gülümsüyor, selam veriyor, hatır soruyorlar. Belli ki Nurcan Eren oyuncu olarak çoktan sevgisini kazanmış insanların.


En çok teyzelerle konuşuyorum sokakta. Ben bunu nereden tanıyorum acaba arka sokaktan komşu mu filan diye düşünüyorlar yüzüme bakarken,” diyerek açıklıyor bu durumu. 



Çocukluğundan beri müziğin içinde olan, yıllardır sahnede şarkı söyleyen, son on altı yıldır Sezen Aksu konserlerinin vazgeçilmez figürlerinden biri olan Nurcan Eren’le DMC etiketiyle piyasaya çıkacak ve “Tin” adı verilmiş ilk albümünü konuşmak için bir araya geldik. 

  

5 Kasım 2017 Pazar

Kalben Röportajı

"SEVGİNİN DE BİR TARİFİ VAR"


"Sevginin de bir tarifi var aslında. Sevilip sevilmediğimizden emin olabiliriz. Özgür olup olmadığımızı ya da bir şeyi yaparken ondan keyif alıp almadığımızı bilebiliriz. Yani biraz emin olmaktan çekinmeyebiliriz. Hayatta biraz cesur olmaktan… Ben hep ikircikli bir yerdeydim. Siyah ya da beyaz demekten çekiniyordum belki de. Kendimle çok uğraşıyordum. O kadar kendiyle uğraşmamalı insan. Dünyaya bakmalı, ağaçlara bakmalı."

İkinci albümü "Sonsuza Kadar"ı geçtiğimiz günlerde Garaj Müzik etiketiyle yayımlayan Kalben'le yeni albümünü ve daha fazlasını konuşmak için bir araya geldik. 

  

15 Ekim 2017 Pazar

Sibel Tüzün Röportajı

"ÖNEMLİ OLAN TIKLANMAK DEĞİL, ANI YARATMAK"


Röportaj bittiğinde saat sabaha karşı 3'ü geçiyordu. Röportaj kariyerimin ilk 'gece yarısından sonra' röportajı olmuştu bu çünkü o tarih aralığında Sibel'in İstanbul'da bulunacağı tek gündü ve o gün de sahnede olması gerekiyordu. Haliyle sahnesi bittikten sonra oturup konuşabildik. Ahbaplığımız eskidir; dert değildi yani. Zaten röportaj gibi değil de kulis sohbeti gibiydi konuşmamız. 




3 Ekim 2017 Salı

Gökhan Türkmen Röportajı

"Daha İyisi, Daha İyisi..."

En çok kullandığı kelimeler “birazcık” ve “mevzu”. Konuşurken çok heyecanlı, çok içten ve çok gerçekçi. Popüler olmanın getirdiği sözünü sakınma refleksi sıfır ki buna pek ender rastlarım, özellikle de karşımdaki beni bir “röportaja gelmiş gazeteci” yerine koyuyorsa. Kırk yıldır ahbap olduklarımın bile kayıt cihazını açtığımda başkalaştıklarını görmüşlüğüm vardır. Sanırım Gökhan Türkmen sahiden röportaja gelmiş bir gazeteci ile konuşuyor olsa da bundan farklı konuşmazdı. Dedim ya, “çiğ yemedim ki karnım ağrısın” tavrında, içten ve dürüst bir genç adam.



Gökhan Türkmen’le Göksu’daki evinin bahçesinde, yağmurda ıslanmış bir Eylül sonu Cuma öğleden sonrasının serinliğinde, müzikten, onun müzik yolculuğundan, arada müzik sektöründen ve daha fazlasından konuştuk. Sonra ben yine birlikte fotoğraf çektirmeyi unuttum ve aşağıda gördüğünüz fotoğrafı röportajdan dört gün sonra Zorlu PSM Studio’da vereceği konser öncesi kuliste çektirebildik ancak. Neyse, fotoğraf bahane… Siz anlattıklarını okuyun.